Hessen’de seçimlerin kaybedeni ‘göçmen karşıtı politikalar’ oldu
Almanya’nın Aşağı Saksonya ve Hessen eyaletlerinde uzun süre ülke gündemini işgal eden seçimler nihayet yapıldı. Seçim kampanyasını ‘yabancı gençlerdeki şiddete karşı daha fazla iç güvenlik’ sloganı ile sürdüren Hıristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Hessen Eyalet Başbakanı Roland Koch’un seçimlerde büyük bir hezimete uğraması, Alman siyasetinin de ana gündemi oldu.

 2003’teki seçimlerde yüzde 48,8 oy alarak tek başına iktidar olan Koch, bu seçimlerde 12 puanlık oy kaybıyla yüzde 36,8’e geriledi. Bu sonuç CDU için Hessen’de 1966’dan beri en düşük oy oranı olarak kayıtlara geçti. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise seçimlerden yüzde 36,7 oy oranı ile çıktı. Hür Demokrat Parti (FDP) 1,5’lık artışla yüzde 9,4, Yeşiller yüzde 7,5 oranında oy aldı. Sol Partinin aldığı oy yüzde 5,1 olarak açıklandı. Bu oranlara göre 110 sandalyeli Hessen Parlamentosu’nda milletvekili dağılımı şu şekilde gerçekleşti: CDU 42, SPD 42, FDP 11, Yeşiller 9, Sol Parti 6. Bu eyalette yarışa katılan dört Türk kökenli adaydan ikisi kazandı. SPD’den Turgut Yüksel, Yeşiller’den Mürvet Öztürk parlamentoya girerken, Sol Parti’den Yıldız Köremezli Erkiner ve FDP’den Yankı Pürsün seçilmeyi başaramadı. CDU’nun Hessen’de yüzde 12’lik oy kaybının etkilerinin federal siyasete de yansıyacağı üzerinde durulurken, siyasetçiler göçmenler üzerinden seçim propagandası yapılamayacağının ortaya çıktığını vurguladılar.  Birlik 90/Yeşiller Partisi Eş Başkanı Claudia Roth, seçim sonuçlarının Hessen’de farklı koalisyon seçeneklerini mümkün kıldığını ifade ederek, bu durumun 2009 Federal Meclis seçimleri için de ön hazırlık olduğunu ima etti. 

Açıklamasında “Koch’un toplumsal desteği açıkça kaybettiğini” belirten Roth, “Seçimi kazanan Almanya’nın siyasi kültürü oldu.” ifadesini kullandı. Koch’un seçim kampanyasına “Wiesbaden bildirisi” ile açık destek veren Başbakan Angela Merkel’in de “seçimi kaybettiğini” kaydeden Roth, “Merkel, Hessen’deki eksiklikler üzerine dikkatleri dağıtarak, Koch’un kampanyasını desteklemiştir.” dedi. Oylarını yüzde 7,6 oranında artırarak seçimin asıl galibi olarak değerlendirilen Sosyal Demokrat Parti (SPD) Başkanı Kurt Beck ise partisi ve adayları Andrea Ypsilanti’nin sosyal adalet, eğitim gibi konuları ele alarak insanların güvenini kazandığını ifade etti. Seçmenlerin Koch’un argümanlarına teveccüh göstermediklerini belirten Beck, ‘alanın tam sağından oy avcılığına çıkan Koch’un’ kaybettiğini kaydetti.

    Yüzde 5,1’lik oy oranı ile bir batı eyaleti olan Hessen’in parlamentosuna girmeyi hak kazanan Sol Parti ise, elde ettiği oy oranı ile “Almanya’nın siyasi-kültürel çevresini değiştirdiğine” dikkat çekti. Sol Parti Genel Sekreteri Dietmar Bartsch, “partisinin Schleswig Holstein’dan Bavyera’ya kadar tüm eyaletlerdeki parlamentoya girebileceğini” iddia etti. Aşağı Saksonya’daki seçimlerde ise yüzde 7,1 oranı ile rekor oy alan Sol Parti’nin ‘batı eyaletlerine ulaştığı” yorumu da yapıldı.

    Hür Demokrat Parti ise elde ettiği yüzde 9,4’lük bir oy oranı ile seçimin galibi olarak yerini aldı. FDP Genel Sekreteri Dirk Niebel, partisinin Hessen’de son 38 yıla kıyasla en yüksek oy oranını elde ettiğinin altını çizdi.

    Aşağı Saksonya’da 2003’te yapılan seçimlerde yüzde 48,3 oy oranıyla iktidara gelen Christian Wulff yönetimindeki CDU, yüzde 5,8’lik oy kaybına rağmen seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başardı. Koalisyon ortağı FDP 2003 seçimlerine göre oylarını binde birlik bir artışla yüzde 8,2’ye yükseltti. Bu sonuçlarla birlikte eyalette CDU/FDP koalisyon hükümeti yola devam kararı aldı. Eyalet parlamentosunda 152 sandalye bulunuyor. Mutlak çoğunluk ise 77 olarak hesaplanıyor. Buna göre iki partinin milletvekilleri sayıları (CDU 68, FDP 13) toplam 81 yapıyor. Diğer partilerin oy oranlarına gelince: Wulff’un rakibi Wolfgang Jüttners’in liderliğindeki Sosyal Demokrat Parti (SPD) oyların yüzde 30,3’ünü aldı. Bu sonuç bir önceki seçimlere göre yüzde 3,1’lik kayba işaret ediyor. SPD böylelikle eyalet parlamentosunda 48 sandalye kazandı. Yeşiller oylarını 0,6 puanlık artışla yüzde 8,2’ye çıkardı ve 12 sandalyenin sahibi oldu. Büyük partiler açısından seçim beklendiği gibi gerçekleşirken, en büyük sürprizi Sol Parti yaptı. Bu parti eyalet parlamentosuna ilk kez girme başarısı gösterdi. Aldığı oy oranı ise, yüzde 7,1. Seçimlere katılan iki Türk kökenli adaydan Filiz Polat (Yeşiller Partisi) eyalet parlamentosuna girmeyi başarırken SPD’den yarışa katılan Alptekin Kırcı seçilemedi.

Koch’a hezimet yaşatan sloganlar

CDU’nun büyük kayıp yaşamasına Başbakan Roland Koch’un son birkaç haftada yaptığı hataların neden olduğu yorumları yapılıyor. Koch, suç işleyen yabancı gençlere yönelik sert açıklamaları ve son iki haftada kullandığı “Ypsilanti, Al-Wazir ve komünistleri durdurun” şeklindeki seçim afişleriyle büyük tepki çekmişti. Seçimlerden “sol blok” yada “yabancılar” olarak isimlendirilen partiler galip çıktı. SPD’nin adayı  Andrea Ypsilanti’nin soyadının eski Yunan eşinden kalması, Yeşillerin lideri Tarık Al-Wazir’in “Yemen kökenli” olması ve Sol Parti’nin liste başı adayı Willi van Ooyen’in de Hollanda kökenli bir isme sahip olması bu üç partinin yabancılara oldukça yakın olarak algılanmasına neden oluyor. 

29.01.2008
Avrupa Haber

Ahmet Özay, Ünal Aslan, Oktay Yaman